Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Tarifsiz Bir Histir İZNİKTEN GEÇMEK


Açıklama: Nostaljik bir yazı
Kategori: Hayatın İçinden
Eklenme Tarihi: 22 Şubat 2017
Geçerli Tarih: 21 Ocak 2018, 19:44
Site: Yanıkozan Fikir Ve Sanat Sitesi
URL: http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=386


Yine bir seyahatim var Sakarya’dan Bursa’ya. Narlıca otobüsüyle İznik’ten geçmemek için tüm otobüs firmalarını yokladım. Fakat nasip işte, hiçbirinde yer bulamadım. Çaresiz İznik’ten geçen otobüsle Bursa’ya gidiyorum. İznik’in acı dolu havasını solumaktan kaçamadım işte. Sevgili yeğenimin olmadığı İznik’ten geçeceğim. Bir zamanlar İznik’e yaptığı icraatlarıyla damgasını vuran Hüseyin’imin ortaya koyduğu eserleri göreceğim. O küçük bedeniyle ne devasa eserler yaratmış hayrete düşmeden edemiyorum. Eskiden bu yolda seyahat etmek ayrı bir gurur veriyordu insana. Ama şimdi ise acı duyuyorum. Eskiden İznik’e vardığımızda terminalden bir ‘alo’ dememiz yetiyordu. Bakardım ki bir değil, iki araç birden gelmiş beni almaya. Gelinim Neriman’la yeğenim Hasan. Bir amcaya iki araba. Evde biraz dinlendikten sonra alıp beni İznik’in gezilip- görülecek tüm yerlerini gezdirirlerdi. Bireysel olarak ‘girilmez’ kapılar, onunla ‘açıl susam açıl’ gibi ardına kadar açılırdı. ‘Hoş geldiniz kaymakamım ‘ ifadeleri beni de çok gururlandırırdı. Villalar, Arena, camiler, kiliseler. Hüseyin iyi bir turist rehberiydi. Eserler hakkında iyi bilgi sahibiydi. İnsan, tüm bu eserleri sanki Hüseyin kendi yapmış gibi düşünmeden edemiyor. İznik yalnız benim değil. Düzenin çarklarına elini kaptırmış herkesin başvuru limanıydı. Gelip geçerken veya sırf İznik’e onun yanına gelenlerle dolup taşardı evi ve makamı. Birçoğunun aş ve iş edinmesine önayak olmuştu. Sorunları çözmede çok mahirdi. Ona gelip eli boş döneni ne duyduk ne de gördük. Birileri ona boşuna ‘Atom Karınca’ dememiş. Korumasız dolaşmak ona özgün bir şeydi. Halkıyla arada bir mesafe bırakmaksızın yakın dururdu. Halkla birlikte sohbet eder, çayını yudumlardı. Güler yüzlülüğü, hoşgörülülüğü ve cömertliği hiç unutulur gibi değil. Dönüşümüzde terminale kadar gelir, biletimizi alır, uğurlardı. . Adı her İzniklinin kalbinde altın harflerle yazılıdır. Hüseyin’in İznik’ten ayrılması İznik’e ve İznikliye çok şey kaybettirmiştir. İznik toprağının her milimetrekaresinde onun ayak izlerini görüyorum. İznik’e girerken ilk gözüme çarpan surlar oluyor. Hüseyin’i İznikliler ‘Tarihi ayağa kaldıran yiğit’ olarak bilirler. Gölü, surları, camileri, cadde ve sokakları burcu burcu Hüseyin kokuyor. Terminalde mola veriliyor ve ben efkârımdan bir sigara içiyorum. Birlikte çay içtiğimiz çay bahçesine gözüm kaçıyor. İçimden derin bir ‘of’ kurtuluyor. Bir kez daha İznik’e veda ediyorum. İznik’in havasında onun burcu burcu kokusu, suyunda onun gül yüzü aksediyor. O, İznik’te yaşıyor. Kalp gözleri göremeyenler elbette göremiyor olabilirler. Mekânı cennet olsun. 22 Şubat 2017 Muhammet AVCI

Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster