Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


BİZ NE ARA KİRLENDİK


Açıklama: Eskiden evlerimizin kapılarını kilitlemez, örterdik, kedi- köpek girmesin diye!
Kategori: Hayatın İçinden
Eklenme Tarihi: 07 Haziran 2021
Geçerli Tarih: 03 Ağustos 2021, 11:21
Site: Yanıkozan Fikir Ve Sanat Sitesi
URL: http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=481


İster Türk toplumu deyin, ister İster İslam toplumu. Müslümanlık da temizlik dini değil mi ki? Türkler de doğru insanlardır. Her gün okullarımızda bu andı içmiyor muyduk? İnancımıza göre, her yaptığımız işi yazıcı melekler kayda alıyorlar. Günümüzde kamera dediğimiz kaydedici cihaz dünya kurulalı var. Ne hikmetse markette, hastanede, postanede, bankada, camide ve her nerede olursa olsun, şu cümleler hep karşınıza çıkar: Kurumumuzda kamera sistemi mevcuttur. Kameradan kendimizi sakladığımız halde, meleklerin her yerde ve her zaman tüm işlerimizi kaydetmelerine ve bunun sonucunda cezalandırılacağımızı önemsemiyor gibiyiz. Yakın zamana kadar ne şifreli kasalar mevcuttu ne de bugün sayısı yüzbinlerce dolayında olan güvenlik elemanları vardı. Bugün nereye giderseniz gidin sıkı güvenlik önlemleriyle karşılaşırsınız. Tüm bunlara rağmen, hırsızlık, gasp, taciz, soygun ve cinayet olayları artış göstermektedir. Yıllar evvel okumuştum. Finlandiya'da sahipsiz lokantalardan söz ediliyordu. Müşteri lokantaya gidiyor, yemeğini yiyip, parasını belirtilen yere bırakıyor. Bizim Artvin- Yusufeli için de aynı şey anlatılır. Dükkan sahibi, camiye giderken kapıyı kapamadan gidiyor, müşteri gelip, almak istediğini alıyor, parasını bırakıp çıkıyor ve dükkanda kamera sistemi de yok maalesef! Eskiden evlerimizin kapılarını kilitlemez, örterdik, kedi- köpek girmesin diye! Akıncılarımız, seferlerde geçtikleri bağ ve bahçeleri değil talan etmek, yedikleri birkaç salkım üzümün parasını bile dala asarlarmış. Çok kirlendik dostlar çok kirlendik. Hijyen malzemelerinin gerek çeşit olarak gerek sayı olarak artması, elimizi- yüzümüzü temizlese bile kalbimizi ve vicdanımızı temizlemiyor. Günümüzde kaybolan bir şeyin bulunup sahibine verildiğini nerdeyse duymuyoruz. Birkaç yıl evvel Kabe'ye girerken yerde üç Riyali gördüm, alıp oracıkta çalışan temizlik işçisine verdim. Hemen cebimden kalemimi çıkarıp şu sözleri kaydettim: Üç Riyali bulursak, veririz bir yoksula, Yüz bin bulup verirse, kurban ola'm o kula Gerçi, yine Kabe'de yerde cüzdanı da gördüm fakat almadım elime. Haram- helal mevzusu vicdanlardan çıkıp artık kitaplara hapsoldular. Azıcık varsa korkumuz yasalardan var. Ama görüyoruz ki cezalar da caydırıcılıklarını yitirdiler. Anne- baba da demez oldu artık: -Oğlum- kızım, onu nerden buldun, kim verdi, götür, aldığın yere koy! Eskiden belki bir deve çalınıyorduysa, Allah muhafaza şimdi develer havuduyla götürülüyorlar. Muhammet AVCI

Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster