<?xml version="1.0" encoding="windows-1254" ?>

<rss version="2.0">
<channel>
<title>Yanıkozan Fikir Ve Sanat Sitesi</title>
<link>http://www.yanikozan.com</link>
<description></description>
<language>tr</language>
<item><title>Sevgili Babam</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=30</link><description>ölümünün 51.yılı</description></item><item><title>HASAN ABİ(Ölümünün 1. Yıldönümü)</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=310</link><description>ARAMIZDAN AYRILALI
BİR YIL OLDU HASAN ABİ

</description></item><item><title>PARİS</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=309</link><description>Efkârımı dağıtmadın
Yar sanırdım seni Paris.
Yüreğimi soğutmadın
Kar sanırdım seni Paris.

</description></item><item><title>Anneciğim</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=57</link><description>Tozlu, paslı saçlarım var,
Pakla beni anneciğim.
Bağışlanmaz suçlarım var,
Akla beni anneciğim.</description></item><item><title>TABELA HASTALIĞI</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=308</link><description>Günümüzde bir tabela furyasıdır gidiyor, Aklına gelen bir tabela asma hastalığına yakalanmış. &amp;amp;#8216;Onu indir, onu as&amp;amp;#8217; tek yapılan iş bu. Yeni bir şey yok. O onun tabelasını değiştiriyor, o onun.</description></item><item><title>Etsiz Kıyma</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=19</link><description>Bu trajedi, 12 Eylül 1980in öncelerinde yaşanan anarşik olayların insan psikolojisinde ne denli davranış bozuklukları yarattığı açısından önemlidir</description></item><item><title>KAVUŞTUM</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=307</link><description>Fransadan Türkiye&amp;#39;ye dönerken uçakta yazdığım şiiri sizinle paylaşıyorum</description></item><item><title>Rüyamda Azrail&#39;i İşkur&#39;a Başvururken Gördüm.</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=92</link><description>Ülkemizde ölümler öylesine ortalıktan kaybolmuştu ki Azrail bile İşkur&amp;amp;#8217;un kapısına dayanmış iş istiyordu</description></item><item><title>PARİS GÜNLERİM(3)</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=305</link><description>Eiffelde çok sert bir rüzgâr ve soğuk bir hava vardı. Ona rağmen Eiffel turumuzu tamamlamamız gerekiyordu. Eiffelden Parise bakmanın keyfi bir başka. Eiffele çıktığımız günlerde Türkiye ile Fransa arasında çok sert rüzgarlar esiyordu. Biz de buna paralel olarak kabaran milliyetçilik ruhumuzdan olacak ki üzerinde bayrağımızın resmi ve Türkiye her yerde seninleyiz afişi açarak bol bol resimler çekindik. Çevredekilerin çatık kaşlı halleri hiç de gözümüzden kaçmıyordu.</description></item><item><title>PARİS GÜNLERİM (2)</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=304</link><description>Paris, dünyanın her yerinden gelenlerin dil öğrenim merkezi. Kaymakam adayları, doktora öğrencileri bu dil kurslarına katılmaktadırlar. Sorbonne Üniversitesi&amp;amp;#8217;nin dil kursuna başvururken tanıştığım üç kaymakam adayının biri, Kayserili, diğeri Bingöllü, üçüncüsü de Kahramanmaraşlı. &amp;amp;#8216;Ne tesadüf ki, sevgili yeğenim Hüseyin, bu üç ilde de kaymakamlık yapmıştır&amp;amp;#8217; diyerek iç geçirdim. 
</description></item><item><title>PARİS GÜNLERİM (1)</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=300</link><description>Fransız Senatosu&amp;amp;#8217;nda Ermeni Soykırım Yasası&amp;amp;#8217;nın inkârının reddini oylamasının yapılacağı günün sabahı Sabiha Gökçen Havaalanı&amp;amp;#8217;ndan eşimle birlikte Paris&amp;amp;#8217;e uçuyorum.</description></item><item><title>Nevruz  Hatıraları</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=241</link><description>Ben. Nevruzu bir bahar ve bayram havası içinde kutlardım. Aslolan da buydu. Her 21 Mart günü ülkemizde yaşanan kaos ortamı benim kutladığım Nevruz bayramlarının çok gerisinde. Ümit ederim ki bir gün bu düşüm gerçekleşir ve &amp;amp;#8216;Bayramlar bayram olur&amp;amp;#8217;.
</description></item><item><title>Bir Başkadır Diyarbakır....</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=235</link><description>Üç- dört gün içinde bu dev şehri tanımam takdir edersiniz ki olanaksızdır.</description></item><item><title>Kalk Hüseyin Ne Haldeyiz Bak Bize</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=131</link><description>Kaldık karanlıkta kandil yak bize,

     Kalk, Hüseyin ne haldeyiz bak bize.

</description></item><item><title>Dilimiz Kirleniyor...</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=20</link><description>Türkçe Yaşayalım, Türkçeyi Yaşatalım Bir ulusu ulus yapan en önemli unsurlardan biri dildir. Dili olmayan bir ulusun varlığından söz edilemez.</description></item><item><title>Neden Az Okuyoruz?</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=11</link><description>En son hangi kitabı okudunuz? Hatırlıyor musunuz? Gazete okur musunuz? Evinize günlük gazete geliyor mu? Bir kitapçı dükkânına en son ne zaman uğradınız? Kütüphaneye en son ne zaman gittiniz? &amp;lt;BR&amp;gt;Kur`an ``Yaradan rabbinin adıyla oku`` diyor. Peki biz okuyor muyuz? Hepimiz tahsil yaptık. Sizce tahsil yapmak bu anlamdaki okuma mıdır? Yoksa tahsil yapmak meslek edinmek için bir okuma mıdır? Bence oğlum okuyor, kızım okudu deriz. Deriz de oğlumuz doktor, mühendis olunca eline kitap alıp okuduğunu gördük mü? İş ve meslek edinmek için okuma başka bir şeydir. Peki, tahsil yapmayalım mı? Tahsilsiz olmaz elbet. Ama tahsil bitti, okuma bitti deyip kenara çekilemeyiz. Tahsil yapmak bir ekmek kavgasıdır.&amp;lt;BR&amp;gt;Kitapçı dükkânları, eski meslekler grubuna girdi artık. Bir kitapçı dükkânına sık sık fotokopi çektirmek için gireriz. Gazeteye büromuzda veya kahvemizde göz gezdiririz, okuduğumuzu sanarız. Bugün hangi yazarın hangi makalesini okudunuz diye sorulduğunda yanıtımız hayır olur.&amp;lt;BR&amp;gt;Evimizde kaç kişinin kitaplığı var? Kaçımız bu kitaplıktan bir kitap indirip okuyoruz? En son piyasaya çıkan kitaplar hangileridir? Hiç alıp okuduğumuz oluyor mu? Kuranı bile Ramazandan Ramazana tozlu raflardan indirip okumuyor muyuz? Otobüste, trende, gemide hiç elinize kitap, dergi, gazete alıp okuyor musunuz? &amp;lt;BR&amp;gt;Bir kere ben şunu söyleyebilirim size. Yatağa yatarken kitapsız kalemsiz yattığımı hiç hatırlamam. Yorganlarım hep mürekkepli olur. Şiir yazarken olur bu işler hep. TAM UYKUYA DALARKEN KİTABIMIN ELİMDEN DÜŞMESİYLE YENİDEN UYANIRIM ANİDEN. .&amp;lt;BR&amp;gt;En çok kitap okuduğum zamanlardı çobanlık günleri. Gün boyu kaç kitap okur bir insan yayılıp çimenlerin üstüne. Bir zaman yeğenlerimi çarşıya götürmüştüm Akyazı`da. Onlara bir şeyler almak istedim de kitap al dayı dediler. Eve dönüp bir solukta kitaplarını okuyup bunları köye götür , dayıların çocukları da okusunlar dediler.. Ama nedense biz hep okuyanlara okuyup da ne olacaksın` deme alışkanlığımızı bir türlü bırakamıyoruz. Okuyanları takdir edecek yerde yeriyoruz.&amp;lt;BR&amp;gt;Doğum günlerinde çocuklarımıza kitap hediye edelim. . Arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde hep maçların kritiğini yapacak yerde okumayı tartışalım. Falan takım, filanı renklerine kattı diyecek yerde bazen de filan yazarın falan kitabını tartışalım. Evimize bir kütüphane kuralım. Çünkü: &amp;lt;BR&amp;gt;Kütüphanesiz ev, mabetsiz şehir gibidir. Okuyalım ki, çocuklarımız da bizden görsünler de okusunlar. Oku demekle çocuk okumaz. Haydi, birlikte okuyalım^deyip, televizyonumuzu kapatıp ailece okursak çocuklarımız da okurlar. Y oksa siz, Kurtlar Vadisini izleyeceksiniz. Çocuğunuz da okuyacak. &amp;lt;BR&amp;gt;Örnek olmadan olmuyor. Benim Samsun`da çalıştığım okulda akşam paydosunda öğrencilerimle birlikte eve doğru yürürken bir öğrencime,&amp;lt;BR&amp;gt;- Ramazan neden ellerin cebinde yürüyorsun? Dememe, Ramazanın bana bakıp,&amp;lt;BR&amp;gt;- Hani ya senin de ellerin cebinde öğretmenim. &amp;lt;BR&amp;gt;Sözü çok anlamlıdır ve yerinde bir sözdür. 20 yılı aşkındır ben bu sözü hep hayatıma uyarlamaya çalışmışım. Okumuşum ve öyle okuyun demişim. &amp;lt;BR&amp;gt;Haydi, hepimiz günün en az bir saatini okumaya ayıralım. Yarın ilk işimiz bir kütüphaneye veya kitapçı dükkânına gitmek olsun işimiz. Bir kitabı da arkadaşımıza alalım. Hanımlarımız çiğ köfte günleri, takı günleri adı altında günler düzenliyorlar. Haftada bir günlerini de okuma günü olamaz mı? Gün boyu izledikleri dizilerinin reklam aralarında bir kitabın veya bir gazetenin bir sayfasını okumaları çok mu güçtür?Gelin haydi, Sevgiyi yayar gibi okumayı yayalım. Böylece Allahın  emrine uyalım.</description></item><item><title>Gönlü İle Selam Durdu Yanıklı</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=26</link><description>Merhum Yeğenim Hüseyin Avcıya ithafen</description></item><item><title>ELLİ YEDİNCİ YAŞIM</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=301</link><description>Elli yedi seneyi
                 Nasıl yaşadım bilmem.
                 Ne hüznüm var ne gülmem.
                 Ne yaz belli ne kışım.</description></item><item><title>Sevgiliye Soneler</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=38</link><description>Sevgiliye Soneler</description></item><item><title>PARİS YOLU, KAYGI DOLU</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=299</link><description>
           Her şey oğlum Bilgehan’ın Paris’ten internetten biletlerini aldığı ‘Paris Sirki’  gösterisiyle başladı.</description></item><item><title>Gurbette</title><link>http://www.yanikozan.com/haber_detay.asp?haberID=36</link><description>Gurbette</description></item>
</channel>
</rss>
