Bu sayfa 153 defa görüntülenmiştir.

ANASAYFA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER RSS İLETİŞİM

EZAN DİNMESİN

BAYRAK İNMESİN

IÇERIK ARA


Gelişmiş Arama

GAZETELER

TAKVİM

SAYAÇ

   
 Online : 1
 Bugün : 20
 Dün : 34
 Toplam : 11901
 Ip No : 38.107.191.103
     

Yanıkozan Kimdir?

Şair, Muhammet Avcı, 18.02. 1955 Artvin ilinin Şavşat  ilçesine bağlı Yanıklı köyünde dünyaya geldi.  Babasının adı Hamit,  annesinin adı Muhsine’dir. Babasını beş yaşında bir iş kazasında kaybetti.  Küçük yaşta yetim kalan şairi annesi, ağabeyleri, ablaları, amcası ve dayıları  büyütür. Şair bu kişilerin emeklerini her zaman saygıyla anmaktadır. Babasız  bir yaşam şairin tüm sanat yaşamına ister istemez yansıyacak ve trajik  konuları, ölümleri, ayrılıkları, acıları, yalnızlıkları, özlemleri ve aşkları  anlatmaya itecektir şairimizi.

   Şairin doğduğu köy, bir orman köyüdür.  Halkın  geçim kaynağı orman ürünleri ve hayvancılıktır. Kışları ağır geçer. Arazi  tarıma elverişli değildir. Bu da yöre insanını zorunlu olarak eğitime yöneltmiştir.  Çok zor koşullarda eğitim görmeye çalışır köy çocukları. Maddi olanaklar  olmadığından kısa yoldan hayata tutunmak, devlet memuru olmak hem ailelerin,  hem de çocukların hülyasıdır.

     İlkokulu doğduğu köyde okur. Sanata ve  şiire olan duyarlılığı, yatkınlığı o zamanlarda başlar. İlkokul öğretmeni,  küçük şairin şiirlerini okulun duvar gazetesinde yayımlar. O şiirleri  hatırlamasa da öğretmeninin duyarlı yaklaşımını hiç unutamıyor şairimiz.

    Ortaokula Artvin’de devam eder. Ortaokul  çağlarında ‘’bahar’’ ve ‘’doğa’’ konulu şiirler yazar. Şair olmaya ve mutlaka  bir şiir kitabı yayımlamaya o zaman karar verir.

    Lise birinci sınıfı İstanbul’da okur. Edebiyat  öğretmeni onları sınıfça Tevfik Fikret müzesine (Aşiyan) ve Yahya Kemal’in  kabrine götürür. Bu gezi, kendisini çok etkiler. Ziyaret sırasındaki heyecanı  hala unutamadığını söylüyor.

    Lisenin ikinci ve üçüncü sınıflarını Artvin  Kazım Karabekir lisesinde tamamlar. Lisede eğitime devam ederken ikinci  cumhurbaşkanımız İsmet İnönü vefat eder. Edebiyat öğretmeni sınıfın tüm  öğrencilerini kütüphaneye götürür ve İsmet İnönü hakkında yazılan yazılarla  ilgili bir tarama çalışması yaptırır. Derlenen yazılar İsmet İnönü’nün ölümü  nedeniyle yapılacak törenle okunacaktır. Bu esnada şairin zihninde, taradığı  konuyla ilgili diziler şekillenmeye başlar. Kütüphanenin bit köşesine çekilip  bu mısraları yazıya dökerek şiiri tamamlar. Utana sıkıla, öğretmenine şiiri  gösterir. Öğretmeni şiiri çok beğenir ve ildeki törende şiiri kendisine  okutturur. Bu olay şaire inanılmaz bir güven kazandırır. ‘’Belki de İsmet İnönü  için yazılmış ilk ve tek şiir odur.’’, demektedir şairimiz. Ama ne yazık ki o  şiirden hafızasında fazla dize kalmamıştır.

    Yüksek öğrenimini Kars Eğitim Enstitüsü’nde  görür. O yıllar ideolojilerin çalıştığı, eyleme dönüştüğü zor yıllardı. Daha  çok ideolojik şiirler yazar ve bu şiirlerini Kars’taki yerel gazetelerde  yayımlanır.

      Biz  kimse için ölmeyiz 

      Kimseden emir almayız 

      Kimseye uşak olmayız 

      Kimse bizi kullanamaz

     O yıllarda  yazdığı şiirler, şairin Kars’ta ünlenmesini sağlar. Şiir denince, arkadaş  çevresinde ve ildeki yerel basında şairimiz akla gelir. 

      Herkeste çalışma hissi

      Bir  yanda fabrika sisi 

      Öbür yanda ezan sesi 

      Çağa böyle uymalıyız

     Kars’ta  tanınan şair, bir gün kırtasiye dükkânına şiir defteri almak için girer.  Kırtasiyeciden çıkarken fiili saldırıya uğrar. Bu çirkin saldırıyı yaşamı  boyunca unutamaz. Kendisi o dönemde yazdığı şiirlerini pek önemsemez ve bu gün  o şiirlerin kendisi için bir anlam ifade etmediğini söyler. Bu şiirleri ancak o  dönemleri yaşayanların anlayıp okuyacağını ifade eden şair, ‘’onlar benim  küllenen acılarımdır.’’der.

     Kars’ta  halk şiirimizin son ustalarından Murat Çobanoğlu’nun kahvesine devam  edememesine çok üzülmüş ve bu arzu içinde bir ukde olarak kalmıştır. Bugün bir  ozan olarak tanınmamasına o devamsızlığın neden olduğunu düşünür. Öğretmen  olarak ilk ataması Trabzon’un Of ilçesine bağlı Hayrat Merkez ilkokuluna  yapılır. Bu yıllar daha çok, gurbet konulu şiirlerin yazıldığı yıllardır.

     Samsun  ikinci durağıdır şairin. Terme ilçesine bağlı Töngellibel ilkokulunda görev  yapar yıllarca. Ülke sorunları ve sevda şiirlerinin yükünü oluşturur bu  dönemde.

     1989  yılında doğduğu şehre, Artvin’e ataması yapılır. Gurbet şiirlerinin  soluklandığı bu dönemde öğretmenlik mesleğiyle ilgili didaktik-lirik şiirleri  alır şair.

     Artvin’de  düzenlenen çeşitli yarışmalarda birçok ödül alır. ‘’24 Kasım Öğretmenler Günü’’  dolayısıyla yapılan şiir yarışmalarında iki kez birincilik ödülünü alır.


             

      Şairimizin son tayin durağı Sakarya’nın Akyazı ilçesi olur. Akyazı yılları  şairin şiir çalışmalarını yoğunlaştırdığı bir dönem olur sanat yaşamında.  Yazdığı şiirlerini çeşitli internet sitelerinde özellikle http://www.yanikli.com'da   yayımlar. Gurbet acıları memleket özlemi ağırlıktadır artık şiirleri.


             

     Üstat  Necip Fazıl, anneler için yazdığı bir şiirinde:

        ‘’Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar’’der.

        Bu  dize şairin içinden çıktığı toplumla şair arasında olması gereken ilişkiye  benzer. Toplum çocuk, şair ise annedir.

        Son  yıllarda ülkemizin yaşadığı terör belası Anadolu’nun hemen hemen her hanesine  ateş düşürmüş yürekleri dağlamıştır. Şair bu acıyı duymazdan gelemez.

       Şair  mahlasının “Yanık Ozan” olmasını hem yanık yanık şiirler yazmasına hem de  Yanıklı köyünden olmasına bağlar.


             

     Akyazı  Atatürk ilköğretim Okulundan 2006 yılında emekliye ayrılır. Evli ve beş çocuk babası  olan şair halen Akyazı da oturmaktadır. Şiir yazmaya devam eden ve 2008 de ilk  şiir kitabını yayımlamayı düşünen şairimiz son dönem şiirlerinde tasavvufi ve  felsefi konulara da değinir.


             

      Şiirlerinde aşkı gurbet acısını yurt ve millet sevgisini ölümü ve toplumsal  sorunları işleyen şairin iki yüzü aşkın şiiri vardır. Genelde hece ölçüsüyle  şiirler yazar. Serbest ölçüyle yazdığı çok az şiiri vardır. Akrostiş şiir  yazmayı da çok sevdiğini ifade eder. Son dönem Türk edebiyatının en büyük  şairlerinden olan Abdurrahim Karakoç’u beni en çok etkileyen şair diye  tanımlar. Bu etkiyi şiirlerde görmek mümkündür.

          Şiir, şairin yaşamını kuşatmış, evde, sokakta, dağda, kırda ve kentte ayrılmaz  bir parçası  olmuştur.                                   Hasan AVCI/ Edebiyat Öğretmeni- Hatay

Aşk Aşk Aşk17 Temmuz 2010

ANKET

Sizce Mustafa Kemal`den sonra Türk siyasi tarihine mal olmuş (fakat şu an siyaset yapmayan) siyasi lider kimdir ?








Tüm Anketler

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

Sayfamızda Bulunan Eserlerin Kopyalanması ve izinsiz alıntı yapılması kesinlikle yasaktır.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi