ana sayfam yap künye e - mail
ANASAYFA BIYOGRAFI MAKALELER SIIRLER RSS AKIŞI ANKETLER VIDEOLAR İLETİŞİM
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hocanın Oyunu
03 Mart 2016, 18:53

Hocanın Oyunu

Hamit Hoca Mehmet Bey’e bir muziplik yapmak için planını uygulamaya koyulur. Bir kutu kibritin çöplerinin barutlarını çıkarır ve Mehmet Bey’in sigara paketinden bir dal sigaranın içini boşaltıp o dalın içine tüm barutu doldurur

Hamit Hoca, bir Ramazan gününde arkadaşı Mehmet Bey’e bir oyun kurar. Mehmet Bey, sigara paketini Hamit Hoca’nın masasında bırakır ve dersine gider. Hamit Hoca Mehmet Bey’e bir muziplik yapmak için planını uygulamaya koyulur. Bir kutu kibritin çöplerinin barutlarını çıkarır ve Mehmet Bey’in sigara paketinden bir dal sigaranın içini boşaltıp o dalın içine tüm barutu doldurur. Anlaşılmasın diye üzerini biraz tütünle kapatır ve sigara paketine koyar. Akşamüzeri Mehmet Bey, Hoca’ya uğrar ve sigara paketini alıp evden ayrılır. Baraka’da o sıralarda Casım ve Samet oyalanmaktadırlar. Birlikte Kokiberet’e doğru adımlarlar. Velat köprüsüne kadar birlikte yürüdükten sonra Mehmet Bey’e ‘iyi iftarlar’ dileğinde bulunup ayrılacakları sırada, Mehmet Bey: —Durun, size birer sigara vereyim de yolda iftar olunca yakarsınız, der. Mehmet Bey evine onlar da evlerine gitmek için yola koyulurlar. Tam Sıklık’a vardıklarında Hamit Hoca iftar ezanını okur ve Casım ile Samet sigaralarını çıkarıp yakarlar. Birden bir patlama sesi duyulur ki ne ses, sanırsın bomba patladı. Samet Ağa’nın kaşları, bıyıkları yanar.

Bu içerik 1064 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Diğer Haberler

KONUK YAZARLAR

Hasan Avcı(İst) Hasan Avcı(İst)
Bayram Gelmiş Neyimize
Bilgehan Avcı Bilgehan Avcı
Paris'te Bir Bayram Sabahı
Tarkan Yılmaz Tarkan Yılmaz
Zehir ve Cevher
Muhammet Avcı Muhammet Avcı
Bu Güzellik Sürüp Gitsin
Hasan Avcı Hasan  Avcı
cânâ( şiir)
Kazım Avcı Kazım Avcı
Cumhuriyeti Anlamak
Miraç Avcı Miraç Avcı
Yüzümden düşen sanki bin parça

SİTE ANKET

Sizce kitabın çağı geçti mi?